Öne Çıkanlar
- Imunify360, dosya sunucuya yazılırken veya PHP çalışırken gerçek zamanlı tarama yaparak malware bulaşmasını engellemeye çalışır.
- Gerçek zamanlı tarama, IDS/IPS ve WAF ile birlikte kullanıldığında saldırıların etkisini minimuma indirir; ancak kaynak ve yapılandırma optimizasyonu gerekir.
- Doğru ayarlar ile Imunify360 sunucu kaynaklarını makul seviyede tutar; yanlış yapılandırma veya uyumsuz yazılım performans sorunlarına yol açabilir.
- Güvenlik çok katmanlıdır: SSL, DNS, güncel yazılımlar ve güçlü parolalar Imunify360’ın etkinliğini tamamlar.
Imunify360: Sunucuda Gerçek Zamanlı Virüs Taraması Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Imunify360: Sunucuda Gerçek Zamanlı Virüs Taraması dendiğinde aslında konuştuğumuz şey şu: Dosya sunucuya düşer düşmez, hatta bazen PHP süreci daha diske yazamadan, araya girip “Bu dosya temiz mi, değil mi?” diye bakan akıllı bir güvenlik katmanı. Klasik antivirüs mantığından çok daha agresif ve çok daha sunucu odaklı çalışıyor. Shared hosting kullanan bir WordPress kullanıcısı da olabilirsin, root yetkisiyle gece log kovalayan bir sistem yöneticisi de. Sonuç değişmiyor: Bir tane hacklenen site, aynı sunucudaki herkesi yakabiliyor.
İşin güzel yanı, Imunify360 bu tabloyu tersine çeviriyor. Zararlı yazılımlar (malware) daha siteye bulaşmadan engellenmeye çalışılıyor; bulaşsa bile gerçek zamanlı tarama ve davranış analizleriyle etkisini minimuma indiriyor. Yani “cron’la günde bir kere tarama” döneminden, “her an tetikte IDS/IPS + WAF + gerçek zamanlı virüs taraması” dönemine geçiyoruz.
| Hizmet Türü | Hosting / VDS / Cloud Sunucu |
| Hedef Kitle | Bireysel, Kurumsal, Geliştirici, Ajans |
| Zorluk Seviyesi | Orta (Panelden yönetilebilir, ileri seviye ayarlar root ile) |
| Öne Çıkan Özellik | Gerçek zamanlı güvenlik ve otomatik malware temizleme |
Şöyle düşünün: Sunucunuz bir apartman, siteleriniz ise daireler. Kapıyı (SSH, FTP, HTTP) kim açıyorsa, kimi içeri alıyorsa, aslında tüm apartmanı etkiliyor. Bir daireye zararlı bir dosya girerse, paylaşılan kaynaklar yüzünden diğer sitelere de sıçrama riski var. Imunify360 tam bu noktada devreye girip her gelen dosyayı, isteği ve süreci sürekli süzgeçten geçiriyor.
Aslında durum tam olarak şöyle: Klasik antivirüsler genelde “zamanlanmış tarama” ağırlıklıdır. Yani zararlı içeriğin önce sisteme girmesine izin verilir, sonra taranır. Imunify360 ise gerçek zamanlı çalışarak, dosya yazılırken ve PHP yürütülürken bile kontrol yapıyor. İşin püf noktası da burada; hack olduktan sonra temizlemekle uğraşmak yerine, baştan engellemeye oynuyoruz.
Sektörde sık duyduğumuz bir efsane var: “Sunucuyu güçlü yaparsam güvenlik yazılımına çok da ihtiyaç yok.” Maalesef yanlış. 32 çekirdekli, 128 GB RAM’li bir makine bile tek bir zafiyetli eklenti yüzünden çöp olabilir. Güçlü donanım saldırıyı hızlandırır, engellemez. Güvenlik yazılımı ise tam tersine, gerekirse performanstan biraz yiyip zararlı trafiği ve dosyaları keser. Gerçek zamanlı virüs taraması da bu yüzden kritik; CPU’dan biraz harcar ama veritabanınızın çökmesini, tüm sitelerin kara listeye girmesini engeller.
Bu arada, güvenlik sadece Imunify360 ile bitmiyor. SSL’den DNS yapılandırmasına kadar tüm katmanlar önemli. Örneğin, HTTP trafiğini güvenceye almak için mutlaka bir SSL sertifikası kullanmak, Imunify360’ın yaptığı işi tamamlayıcı bir adım.
Yapılandırma ve Yönetim: Adım Adım
Kaynak Yönetimi – Limitleri Zorlamayın
Gerçek zamanlı tarama deyince akla ilk şu soru geliyor: “Sunucum kasılır mı?” Cevap: Ayarları doğru yaparsan, hayır. Dürüst olmak gerekirse, RAM’den çok CPU ve disk I/O bu işte belirleyici. Çünkü her dosya erişimi, her yeni upload, her script çağrısı bir kontrol demek.
İşin püf noktası, Imunify360’ın tarama yoğunluğunu sunucun için makul bir seviyede tutmak. Örneğin shared hosting tarafında zaten servis sağlayıcı bu optimizasyonu yapar. VDS veya cloud sunucu kullanıyorsan ise şu dengeyi kurman gerekiyor: Yoğun trafik anında tüm çekirdekleri taramaya yığmak yerine, arka plandaki taramaları biraz yavaşlatıp web isteğini öne alabilirsin.
“Aşırı kaynak kullanımı” uyarısı gördüğünde panik yapmadan önce bakacağın ilk yer genelde şurası olur: Sunucudaki top veya htop çıktısı ve beraberinde Imunify360’ın tarama logları. Bir anda binlerce dosya yükleyen bir kullanıcı mı var, yoksa gerçekten sunucu genelinde malware taraması mı tetiklenmiş? Buradaki ayrımı görmek, gereksiz yere Imunify360’ı suçlamanı engeller.
Güvenlik Duvarı ve Port Ayarları
Dış dünyaya açık her port, açık bir penceredir. Imunify360 kendi firewall katmanına sahip, ama bu “diğer her şeyi unut” demek değil. Temel kural basit: Kullanmadığın servisi kapat, kullandığın servisin de varsayılan ayarlarını değiştir.
Örneğin SSH. Hâlâ 22. porttan, şifresiz anahtarsız, root kullanıcıya direkt erişim açıksa, Imunify360 seni sadece bir yere kadar kurtarır. Portu değiştir, root login’i kapat, anahtar tabanlı kimlik doğrulamaya geç. FTP için de benzer bir mantık geçerli; mümkünse SFTP/FTPS kullan, “anonymous” erişimi tamamen kapat. İmkan varsa panel üzerinden hesaplara özel erişim kısıtlamaları uygula.
Firewall tarafında Imunify360 çoğu brute force denemesini, şüpheli isteği ve saldırı kalıbını otomatik kara listeye atar. Ama DNS veya mail trafiğini yanlışlıkla blokladığında “her şey bozuldu” hissi oluşabilir. Böyle durumlarda yapılacak şey basit: Önce firewall event log’larına bak, sonra IP bazlı whitelist/greylist kararını ver. Tam olarak “kimin suçlu olduğuna” loglar karar verir.
Yazılım Uyumluluğu ve PHP/Veritabanı Seçimi
“En güncel sürüm her zaman en iyisi mi?” Güvenlik açısından çoğu zaman evet, stabilite açısından her zaman değil. Örneğin PHP 8.3’e geçmek zararlı fonksiyonların temizliği ve performans açısından iyi olabilir; ama eski bir eklenti veya framework kullanıyorsan siten patlayabilir. Bu da seni, tahmin et, Imunify360 panelinde garip hatalar ve loglarla uğraşmaya zorlar.
Genelde bizim sahada uyguladığımız yaklaşım şu: LTS (uzun süreli destek) sürümlerini tercih et, ama güvenlik yamalarını ihmal etme. PHP, MySQL/MariaDB, panel yazılımı (cPanel, Plesk vs.) hepsi için aynı mantık. Imunify360 çoğu bilinen exploit’i bloklar, ama üzerinde çalıştığı yazılım sürümü zaten EOL olmuşsa, tabiri caizse “eski kapıdan içeri giren hırsızı kovalamak”la uğraşırsın.
Veritabanı optimizasyonu için altın bir kural verelim: “Önce index, sonra cache.” Yani query’lerinizi optimize etmeden, sorgularda eksik index varken, direkt cache çözümlerine (Redis, Memcached vs.) abanmak sorunu tamamen çözmez. Bu, Imunify360 ile ne alaka? Şöyle: Kötü optimize edilmiş veritabanı, saldırı anında kaynakları daha hızlı tüketir, DoS benzeri yüklerde sunucuyu daha kolay düşürür. Güvenlik katmanı güçlü olsa bile altyapı tutarsızsa, siteleriniz yine yavaşlar ve timeout’lar görürsünüz.
Bu arada performans tarafında daha özel çözümler arıyorsan, örneğin WordPress ağırlıklı bir yapın varsa, WordPress hosting gibi optimize hizmetler işini bayağı kolaylaştırır.
Uygulama: Kurulum ve Yayına Alma
Terminali açın, şu komutu girin demiyorum ama mantık şu: Önce ortamı tanı. Hangi kontrol panelini kullanıyorsun? cPanel, Plesk, DirectAdmin veya plain Linux mu? Imunify360’ın kurulum paketi ve lisanslama yapısı bu tercihe göre değişiyor.
Genelde akış şöyle ilerliyor:
- Önce bağımlılıkları kontrol edersin: Kernel sürümü, kullanılan panel, Python/Perl gibi temel bileşenler.
- Ardından Imunify360’ın repolarını sisteme eklersin ve paketleri yüklersin.
- Kurulumdan sonra config dosyasındaki temel politikaları belirlersin: Hangi dizinler derin taranacak, hangi user’lar için hangi limitler geçerli olacak, gerçek zamanlı tarama modu nasıl davranacak.
- Son aşamada WAF (Web Application Firewall) kurallarını ve firewall politikalarını projene göre sıkılaştırırsın.
Genelde 5 dakikadan fazla sürmez dediğimiz yer tam burası. Ana kurulum hızlıdır, asıl zaman alan kısım “benim projeme uygun optimum ayar ne?” diye karar verme sürecidir. Tıpkı bir araba motorunu rodaj döneminde zorlamamak gibi, ilk günlerde log’ları biraz daha sık kontrol etmek, yanlış pozitifleri ayıklamak iyi bir fikirdir. Bu arada kontrol panel üzerinden de çoğu ayarı ara yüzle yapabildiğin için, SSH’a pek girmeden de temel yönetimi sağlayabilirsin.
Yeni sunucu açarken zaten hosting, VDS veya web hosting paketinde Imunify360 entegre geliyorsa işin büyük kısmı çözülmüş demektir. Senden beklenen sadece projene göre hassasiyet ayarlarını düzenlemek.
Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Pratik Çözümler
| Sorun | Muhtemel Neden | Çözüm |
|---|---|---|
| Site Yavaş Açılıyor | Zayıf önbellekleme veya yüksek sorgu sayısı | Redis/Litespeed Cache kurulumu yapın |
| Bağlantı Zaman Aşımı | Firewall engeli veya hatalı DNS | Port izinlerini kontrol edin |
| Temiz dosya “malware” diye işaretleniyor | Imunify360’ın hassas imza seti veya şüpheli pattern eşleşmesi | Dosyayı manuel inceleyin, güvenliyse whitelist’e alın ve gerektiğinde imza için geri bildirim yapın |
| Panelde sürekli brute-force uyarısı | Zayıf şifreler veya herkese açık SSH/FTP portları | Güçlü şifre, 2FA, port değişimi ve IP tabanlı erişim kısıtlaması uygulayın |
| Sunucu kaynak kullanımı anlık fırlıyor | Yoğun gerçek zamanlı tarama, toplu upload veya sızma sonrası zararlı script’ler | Imunify360 tarama loglarını inceleyin, tarama yoğunluğunu optimize edin, gerekirse şüpheli kullanıcıları askıya alın |
Sıkça Sorulan Sorular
Imunify360: Sunucuda Gerçek Zamanlı Virüs Taraması güvenli mi?
Evet, mantık zaten burada güvenlik katmanını artırmak. Ancak hiçbir sistem “yüzde yüz” güvenlik sunmuyor. Imunify360 sana gerçek zamanlı malware taraması, WAF, brute force koruması ve otomatik temizleme getiriyor; sen de üstüne güçlü parolalar, güncel yazılımlar, düzenli yedekler ve doğru SSL kullanarak zinciri tamamlıyorsun. Zincirin en zayıf halkası her zaman insan faktörü ve güncellenmeyen yazılımlar oluyor.
Fiyat/performans dengesini nasıl kurarım?
Burada temel soru şu: “Bir hack vakasının sana maliyeti ne?” Zaman, itibar, SEO kaybı, müşteri verisi riski… Genelde kullanıcılarımızdan duyduğumuz en büyük şikayet, saldırı sonrası temizlik ve itibar kaybı. Imunify360 lisans maliyeti, bu tabloya göre çoğu zaman düşük kalıyor. Küçük projelerde entegre gelen güvenlik katmanını kullanmak yeterli olurken, yüksek trafikli veya gelir getiren projelerde VDS ya da VDS / cloud ile birlikte daha sıkı Imunify360 politikaları kullanmak mantıklı.
Taşıma (migration) işlemi zor mu?
Aslında değil. Özellikle panel tabanlı sistemler arasında (cPanel <-> cPanel gibi) taşıma yapıyorsan, Imunify360 kurulu bir hedef sunucuya geçtiğinde süreç çok daha temiz ilerliyor. Çünkü taşınan hesaplar anlık taranıyor, enfekte dosyalar büyük oranda yakalanıyor. Bilhost tarafında hazır web hosting ve cloud altyapılarıyla bu taşıma işlemlerini teknik ekip üstlendiği için, sana genelde sadece DNS’i güncellemek kalıyor. Yani “dosya taşıyayım, database taşıyayım, bir de üstüne güvenliği tek tek ayarlayayım” derdi büyük ölçüde ortadan kalkıyor.
Bu arada, performansınızı ve güvenliğinizi artırmak için Güvenlik sayfamızdaki diğer çözümlere de bakabilirsiniz.
Sonuç
İşin özü şu: Imunify360: Sunucuda Gerçek Zamanlı Virüs Taraması, “bir gün hacklenirsem bakarım” dönemini kapatıp, “daha bulaşmadan engelleyeyim” dönemini açıyor. Tıpkı bir araba motoru gibi, sunucular da yüksek devirde (trafikte) doğru soğutmaya (kaynağa) ve doğru güvenlik önlemlerine ihtiyaç duyar. Donanım ne kadar güçlü olursa olsun, yapılandırma yanlışsa işi yine log ekranında sabahlayarak çözmek zorunda kalırsın.
Eğer bir yerde takılırsan biz buradayız, yorumlarda sorularını bekliyorum. Teknik detayları beraber kurcalarız, sen projene odaklanırsın, güvenlik tarafını da akıllı sistemlere ve doğru ayarlara bırakırız.
