Öne Çıkanlar
- Subdomain (alt etki alanı) aynı hosting hesabı ve IP üzerinde mantıksal ayrışma sağlar; dosya ve uygulamalar ayrı çalışır ancak kaynaklar ortaktır.
- cPanel çoğu zaman DNS kaydını otomatik ekler; ancak nameserver başka bir DNS sağlayıcısına işaret ediyorsa (ör. Cloudflare) DNS kayıtlarını orada elle eklemeniz gerekir.
- Kaynaklar (CPU, RAM, I/O) tüm alt etki alanları arasında paylaşılır — aşırı WordPress kurulumları veya ağır eklentiler performans problemlerine yol açar.
- Güvenlik: Alt etki alanları saldırı yüzeyini genişletebilir; 2FA, IP kısıtlaması, SSH anahtarları ve servis azaltımı gibi önlemler alınmalı.
- HTTPS/SSL her alt etki alanı için gereklidir; Let’s Encrypt/AutoSSL genelde otomatik olsa da özel sertifikalar için manuel işlem gerekebilir.
cPanel Alt Etki Alanı (Subdomain) Açma Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Şöyle düşünün: Ana alan adınız siteniz.com bir apartmansa, cPanel alt etki alanı (subdomain) açma işlemi o apartmana yeni daireler eklemek gibi. Apartman, adres ve altyapı aynı; ama daire numaraları farklı. blog.siteniz.com, panel.siteniz.com, api.siteniz.com… Hepsi aynı sunucudan, aynı cPanel hesabından çıkıyor ama uygulama ve dosya yapısı ayrı.
Bu yapı neden var? En basitinden, projelerinizi birbirine bulaştırmamak için. Blog’u WordPress ile, ana siteyi custom bir framework ile tutabilirsiniz. Veya müşteriniz için demo.siteniz.com altında hızlı bir demo ortamı hazırlarsınız; asıl siteyi hiç riske atmadan.
En çok duyduğum efsane şu: “Subdomain açarsam ekstra hosting almış gibi olur, performans da artar.” Aslında durum tam olarak şöyle: Aynı hesap içindeyseniz CPU, RAM, I/O limitleriniz ortak. Yani daha çok alt etki alanı = daha çok kaynak değil; sadece daha fazla düzen ve mantıksal ayrışma. Performansı artıran şey subdomain sayısı değil, doğru yapılandırma ve iyi bir altyapı. Örneğin yüksek trafiğiniz varsa paylaşımlı hosting yerine VDS veya Cloud sunucuya geçmek çok daha anlamlı.
Bir de DNS tarafı var. cPanel alt etki alanı (subdomain) açma işlemi, çoğu zaman DNS kaydını da otomatik ekler. Ama alan adınızın nameserver’ları başka bir yere (Cloudflare, farklı DNS servisi) işaret ediyorsa, panelde subdomaini açmak tek başına yetmez; oraya ayrıca A veya CNAME kaydı girmeniz gerekir. Genelde sorunlar da tam bu noktada başlıyor.
Bu arada, performansınızı artırmak için cPanel sayfamızdaki diğer çözümlere de bakabilirsiniz.
| Özellik | Detay |
|---|---|
| Hizmet Türü | Web Hosting / VDS / Cloud Sunucu |
| Hedef Kitle | Bireysel kullanıcı, ajans, geliştirici |
| Zorluk Seviyesi | Kolay (cPanel arayüzü) / Orta (DNS ve yönlendirme) |
| Öne Çıkan Özellik | Esneklik, proje ayrıştırma, test ortamı |
Yapılandırma ve Yönetim: Adım Adım
Kaynak Yönetimi – Limitleri Zorlamayın
cPanel alt etki alanı (subdomain) açma, teknik olarak yeni bir dizin ve sanal host girdisi oluşturur. Ama arka planda şunu unutmayın: Tüm alt etki alanları aynı hesabın limitlerini paylaşır. CPU, RAM, disk I/O, hatta eş zamanlı süreç sayısı.
İşin püf noktası şurada: Subdomain açarken “Her işe yeni WordPress kurayım, her alt alan kendi eklenti ormanına sahip olsun” dediğiniz anda, kaynak tüketimi katlanarak artar. Özellikle paylaşımlı hosting kullanıyorsanız bu durum “Aşırı kaynak kullanımı” uyarılarıyla geri döner.
Bu uyarı geldiğinde panik yapmadan önce bakmanız gereken ilk yer, genelde error_log veya resource usage raporudur. cPanel’de Resource Usage (Kaynak Kullanımı) bölümüne girip hangi alt etki alanında, hangi saatlerde limit aşıldığını görebilirsiniz. Dosya tarafında ise, sıkıntı çoğu zaman wp-cron.php, ağır sorgulu bir eklenti veya log dosyalarının şişmesinden kaynaklanır. Özellikle tek bir subdomainde anormal trafik varsa, önbellekleme (LiteSpeed Cache, Redis, Opcache) ve sorgu optimizasyonu hayat kurtarır.
Genelde kullanıcılarımızdan duyduğumuz en büyük şikayet şu oluyor: “Ana siteme pek trafik yok ama blog alt alanı yüzünden tüm hesap yavaş.” Çözüm basit: Blog’u agresif cache ile korumak ve gerekiyorsa daha yüksek kaynak sunan bir pakete ya da daha güçlü bir hosting planına geçmek.
Güvenlik Duvarı ve Port Ayarları
Subdomain açmak tek başına yeni bir port açmaz; yine 80/443 üzerinden hizmet verirsiniz. Ama mantık şu: “Dış dünyaya açık her port, açık bir penceredir.” Alt etki alanları da aslında o pencerenin yeni kanatları gibi; özellikle admin, panel, api gibi uçlar varsa saldırı yüzeyinizi genişletirsiniz.
Paylaşımlı hosting’de çoğu firewall ayarı sunucu seviyesinde yönetilir; siz daha çok uygulama katmanında güvenliğe odaklanırsınız: Güçlü şifreler, 2FA, admin panelini alt klasör ya da alt etki alanına taşımak, IP bazlı erişim kısıtlaması gibi. Örneğin panel.siteniz.com sadece ofis IP’lerinizden erişilebilecek şekilde .htaccess ile korunabilir.
VDS veya Cloud sunucuda işler biraz daha sizin elinizde. SSH, FTP, phpMyAdmin gibi servisleri herkese açık bırakmak yerine şu adımları düşünün:
- SSH portunu varsayılan 22’den farklı bir porta taşıyın.
- Şifre yerine SSH key ile giriş yapın.
- FTP’yi mümkünse tamamen kapatın veya sadece SFTP kullanın.
- Gereksiz servisleri kapatın; her ekstra servis potansiyel saldırı noktasıdır.
Tıpkı bir araba motoru gibi, sunucular da yüksek devirde (trafikte) doğru soğutmaya (kaynağa) ve sağlam kaput kilidine (firewall) ihtiyaç duyar. Alt etki alanları çoğaldıkça, saldırı yüzeyiniz de doğal olarak genişler; bu yüzden özellikle login sayfalarını herkese açık bırakmamak önemli.
Yazılım Uyumluluğu ve PHP / Veritabanı Seçimi
cPanel alt etki alanı (subdomain) açma sonrasında çoğu kişinin atladığı detay: Her subdomain için farklı PHP versiyonu ve farklı php.ini ayarı tanımlayabilmeniz. Bu büyük bir esneklik. Eski bir uygulama için PHP 7.4, yeni proje için PHP 8.2 kullanabilirsiniz.
“En güncel sürüm her zaman en iyisidir” cümlesi burada tam olarak geçerli değil. Evet, yeni sürümler performans ve güvenlik açısından avantajlı, ama her uygulama aynı hızda güncellenmiyor. İşin doğrusu şu: Önce kullandığınız yazılımın (WordPress, Laravel, özel script) desteklediği minimum ve önerilen PHP sürümlerine bakın, sonra seçim yapın. Çok yeni bir PHP sürümüne geçip eklentilerin patlaması, sık gördüğümüz bir senaryo.
Veritabanı tarafında da alt etki alanlarını, ayrı veritabanlarıyla eşleştirmek en temiz yoldur. blog.siteniz.com için ayrı DB, panel.siteniz.com için ayrı DB gibi. Böylece bir projedeki tablo şişmesi veya bozulma, diğer projeyi etkilemez.
Veritabanı optimizasyonu için “altın kural” diyebileceğimiz şey şu: Trafiğiniz artsa da performansınızın göçmemesi için sorgu sayısını azaltın, indeksleri doğru kullanın, gereksiz log ve revizyonları temizleyin. Yani önce az sorgu, az gereksiz veri; donanımı büyütmek her zaman en son çare olsun.
Uygulama: Kurulum ve Yayına Alma
Şimdi teoriyi biraz pratiğe yaklaştıralım. Terminali açın, şu komutu girin demiyorum ama mantık şu:
- cPanel’e giriş yapın ve Subdomains / Alt Etki Alanları bölümünü açın.
- Oluşturmak istediğiniz alt etki alanını yazın: Örneğin blog.
- Hangi ana alan adı altında açılacağını seçin: siteniz.com gibi.
- cPanel genelde otomatik bir dizin önerir (public_html/blog). İsterseniz bunu değiştirebilirsiniz.
- Kaydettiğinizde, sistem sizin için:
- İlgili dizini oluşturur,
- Web sunucusuna sanal host girdisini ekler,
- DNS bölgenizde bir subdomain kaydı (genellikle A kaydı) açar.
Genelde 5 dakikadan fazla sürmez. Ama şöyle bir nüans var: Alan adınızın nameserver kayıtları başka bir DNS sağlayıcıya işaret ediyorsa (örneğin Cloudflare), cPanel’de alt etki alanını açsanız bile DNS kısmını ayrıca o panele elle eklemeniz gerekir. Yoksa “Site açılmıyor, zaman aşımına uğruyor” şikayetleri başlar.
HTTPS tarafını da es geçmeyin. Her alt etki alanı için SSL sertifikası gerekiyor. Let’s Encrypt veya AutoSSL ile çoğu zaman otomatik hallediliyor. Eğer özel bir sertifika ihtiyacınız varsa, SSL sertifikası sayfasından farklı çözümlere bakabilirsiniz. Özellikle kurumsal yapılarda blog, panel, api gibi alt etki alanlarının da güvenli olması şart.
Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Pratik Çözümler
| Sorun | Muhtemel Neden | Çözüm |
|---|---|---|
| Site Yavaş Açılıyor | Zayıf önbellekleme veya yüksek sorgu sayısı | Redis/Litespeed Cache kurulumu yapın |
| Bağlantı Zaman Aşımı | Firewall engeli veya hatalı DNS | Port izinlerini kontrol edin |
Bunlara ek olarak cPanel alt etki alanı (subdomain) açma sırasında çok gördüğüm birkaç klasik hata daha var:
- Yanlış dizin seçimi: Alt etki alanını public_html içine değil, farklı bir dizine açıp sonra dosyaları yanlış yere yüklemek. Çözüm: Subdomainin document root yolunu kontrol edin.
- SSL olmaması: Tarayıcı “Güvenli değil” uyarısı verir, kullanıcıların gözünde itibar düşer. Çözüm: AutoSSL çalıştırın veya manuel SSL kurun.
- www ile karışıklık: blog.siteniz.com ile www.blog.siteniz.com karıştırılır. Çoğu zaman redirect ile tek bir kanala yönlendirmek en temiz çözümdür.
Sıkça Sorulan Sorular
cPanel alt etki alanı (subdomain) açma güvenli mi?
Tek başına subdomain açmak, doğru yapılandırıldığında gayet güvenli. Risk, alt etki alanında çalıştırdığınız yazılımdan ve zayıf parolalardan gelir. Versiyon güncellemelerini ihmal etmez, güçlü şifre ve mümkünse 2FA kullanır, admin panellerini IP kısıtlamasıyla korursanız güvenlik sorunu yaşamazsınız.
Fiyat/performans dengesini nasıl kurarım?
Eğer tek bir proje, orta seviye trafik ve birkaç alt etki alanından bahsediyorsak, iyi optimize edilmiş bir web hosting planı işinizi görür. Trafik yükseliyor, alt etki alanlarında ayrı uygulamalar, API’ler, yoğun sorgular çalışıyorsa, o noktada VDS veya Cloud’a geçmek mantıklı. Yani önce işleri düzenleyin, cache ve optimizasyonu doğru kurun; hala yetmiyorsa kaynak artırın.
Alt etki alanlarını başka bir sunucuya taşımak (migration) zor mu?
Doğru planlandığında değil. Aslında subdomain taşıması, normal site taşımasından çok farklı değil. Dosyalar, veritabanı, DNS kayıtları ve SSL’in doğru sırayla aktarılması yeterli. Bilhost tarafında taşıma konusunda genelde işi sizin adınıza üstleniyoruz; cPanel veya farklı paneller arasında migration isteği geldiğinde, kesinti süresini minimumda tutacak şekilde adım adım ilerliyoruz. Yani “Alt alan açtım, şimdi de başka sunucuya geçeceğim, işim çok zor” diye düşünmeyin; yardım istediğinizde süreç oldukça kontrollü ilerliyor.
Alan adı tarafında yeni subdomain’ler açmadan önce veya taşımadan önce, gerekiyorsa domain sorgulama ve WHOIS bilgilerinizi de gözden geçirmenizde fayda var; özellikle kurumsal projelerde DNS sahibi kim, nameserver nerede gibi detaylar önem kazanıyor.
Sonuç
İşin özü şu: cPanel alt etki alanı (subdomain) açma, karmaşık bir işlem değil; asıl mesele, arkasındaki mantığı anlamak. Hangi projeyi hangi alt etki alanına koyacağınızı, kaynakları nasıl paylaştıracağınızı ve güvenliği nasıl yöneteceğinizi netleştirdiğiniz anda, alt etki alanları size ciddi esneklik kazandırır. blog.siteniz.com, panel.siteniz.com, api.siteniz.com… Hepsi tek bir altyapıda, düzenli ve izole bir şekilde yaşayabilir. Teknoloji ne kadar karmaşık görünürse görünsün, doğru yapılandırma hayat kurtarır. Eğer bir yerde takılırsanız biz buradayız, yorumlarda sorularınızı bekliyorum.
