1. Anasayfa
  2. Yazılım

Node.js Nerede Kullanılır? 5 Pratik İpucu

Node.js Nerede Kullanılır? 5 Pratik İpucu
0

Öne Çıkanlar

  • Node.js, Google V8 motoru üzerinde çalışan olay güdümlü ve non-blocking I/O yaklaşımıyla sunucu tarafında yüksek eşzamanlı bağlantıları verimli şekilde yönetir.
  • Gerçek zamanlı chat, canlı skor, bildirim panelleri, IoT ve SSR gibi I/O ağırlıklı senaryolarda büyük avantaj sağlar; CPU-ağır işler için ideal değildir.
  • Performans için doğru kaynak yönetimi (PM2/cluster, RAM/I-O optimizasyonu), güvenlik (reverse proxy, SSL, kapalı portlar) ve veritabanı tasarımı kritik öneme sahiptir.
  • Üretimde LTS sürümleri, sabit bağımlılık versiyonları ve uygun CI/CD ile stabilite sağlanır; migration genelde dosya/bağımlılık aktarımı ve çevresel ayarlarla mümkündür.
  • Yayına alma: process yöneticisi, reverse proxy (NGINX/Apache) ve SSL katmanı ile birlikte planlı ölçekleme (Cloud/VDS) önerilir.

Node.js Nedir? Nerede Kullanılır? Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Node.js, kısaca söylemek gerekirse: Google’ın V8 JavaScript motoru üzerinde çalışan, olay güdümlü, non-blocking I/O mantığına sahip bir sunucu taraflı çalışma ortamı. Teknik kısmı bir kenara bırakalım, neden var? Çünkü klasik web sunucu yaklaşımı, binlerce eşzamanlı bağlantıyı gerçek zamanlı tutmakta zorlanıyor. Chat uygulamaları, canlı skor servisleri, anlık bildirim sistemleri, streaming servisleri… Bunların hepsi “hep açık bağlantı” ve hızlı tepki istiyor.

Node.js nedir? Nerede kullanılır? sorusunun cevabını pratikte şöyle düşünebilirsiniz:

  • Gerçek zamanlı chat, oyun, canlı destek sistemleri
  • REST API ve microservice mimarileri
  • IoT (sensörlerden sürekli veri akan sistemler)
  • Gerçek zamanlı bildirim paneli / dashboard
  • SSR (Server Side Rendering) ile hızlı frontend deneyimi (Next.js vb.)

Dürüst olmak gerekirse, Node.js “her şeyin ilacı” değil. Özellikle CPU’yu ağır kullanan, büyük raporlama, görüntü işleme, devasa hesaplama işleri için her zaman en mantıklısı değil. Sektörde çok duyduğumuz bir efsane var: “Node.js tek thread, o zaman yavaştır.” Yanlış. Asıl iş I/O tarafında non-blocking şekilde yürütüldüğü için, binlerce istemciyle aynı anda konuşmakta gayet hızlı. Tek çekirdeğe mahkum değilsiniz; cluster yapısıyla çok çekirdekten faydalanabiliyorsunuz.

Bir diğer efsane de şu: “Node.js sadece küçük projeler için.” Hayır. Dünyanın en büyük trafiğini taşıyan sistemlerden bir kısmı Node.js ile yazılı. Ama işin sırrı, altyapıyı ve kaynak yönetimini ciddiye almakta. Tıpkı yüksek trafikli bir WordPress sitesini shared hosting’e zorla sıkıştırmanın mantıksız olması gibi.

Özellik Açıklama
Hizmet Türü Sunucu taraflı çalışma ortamı / Uygulama runtimi
Hedef Kitle Geliştirici, SaaS girişimleri, gerçek zamanlı uygulama sahipleri
Zorluk Seviyesi Orta (JavaScript bilen için), İleri (yüksek trafik altyapılarında)
Öne Çıkan Özellik Yüksek eşzamanlı bağlantı kapasitesi ve gerçek zamanlı iletişim

Yapılandırma ve Yönetim: Adım Adım

Kaynak Yönetimi – Limitleri Zorlamayın

Node.js uygulamanız ne kadar iyi yazılmış olursa olsun, CPU/RAM/I-O sınırlarını yok sayarsanız duvara çarparsınız. Genelde kullanıcılarımızdan duyduğumuz en büyük şikayet şu oluyor: “Abi CPU %100, Node.js mi kötü, sunucu mu yetersiz?” Aslında çoğu zaman sorun yanlış konfigürasyon.

  • CPU: Tek bir Node.js sürecini sonsuza kadar büyütmek yerine, PM2 cluster veya Node.js cluster modülü ile çekirdek başına process açın.
  • RAM: Çok büyük JSON objeleri ve gereksiz cache tutmak, Node.js’i şişirir. Log’ları bile RAM’de buffer’layıp diske geç yazanlar görüyorum, sonra “Out of memory” şaşkınlığı.
  • I/O: Disk veya ağ gecikmeleri Node.js dünyasında da en büyük dar boğaz. Log’ları ayrı diske almak, veritabanını aynı sunucuya sıkıştırmamak ciddi fark yaratır.

“Aşırı kaynak kullanımı” uyarısı geldiğinde panik yapmadan önce bakacağınız ilk dosya genelde log’lar olmalı. Node.js tarafında bu çoğu zaman pm2 logs ile baktığınız log dosyaları ya da kendi uygulama log’larınız. Sunucu tarafında ise /var/log altında dönen sistem log’ları. Özellikle error.log benzeri dosyalarda dönen hata fırtınaları, CPU kullanımını patlatan ana sebep oluyor. Bir endpoint yanlış yazılmışsa, dakikada binlerce hata log’u yazan bir API’niz olabilir.

Güvenlik Duvarı ve Port Ayarları

Node.js ile çalışırken en çok unutulan konu güvenlik. “localhost’ta çalışıyor zaten” diyerek başlanıyor, sonra prod’da 0.0.0.0’a açılmış bir 3000 portu, firewall yok, reverse proxy yok… İşin tehlikeli tarafı burada.

Şöyle düşünün: Dış dünyaya açık her port, açık bir penceredir. Node.js genellikle 3000, 4000 gibi portlarda çalışır; ama bu portu doğrudan dünyaya açmak yerine, NGINX veya Apache reverse proxy arkasına almak çok daha sağlıklı.

  • Gereksiz tüm portları kapatın; sadece HTTP/HTTPS (80, 443) ve yönetim için gerekiyorsa SSH portu açık kalsın.
  • SSH için:
    • Varsayılan 22 portunu değiştirin.
    • Şifre ile giriş yerine SSH key kullanın.
    • Mümkünse yalnızca belirli IP’lere izin verin.
  • FTP gerekiyorsa, klasik FTP yerine SFTP veya FTPS kullanın, kullanılmıyorsa FTP servisini tamamen kapatın.

Bir de şu sık yapılan hata: Node.js uygulamasına doğrudan http://ip:3000 ile erişip “Tamam çalışıyor” deyip bırakmak. Bunun yerine domain + SSL ile çalışan bir HTTPS katmanı kullanın. Burada SSL sertifikası tarafını sağlam almak, özellikle API ve kullanıcı login işlemlerinde kritik.

Yazılım Uyumluluğu ve PHP/Veritabanı Seçimi

Şimdi diyebilirsiniz ki: “Konu Node.js, neden PHP konuşuyoruz?” Çünkü gerçek hayatta projeler hibrit. Aynı sunucuda hem PHP tabanlı bir panel, hem Node.js API, hem de bir veritabanı barındıran kullanıcı sayısı az değil. Dolayısıyla uyumluluğu düşünmek zorundasınız.

“En güncel sürüm her zaman en iyisidir” cümlesi burada da tam doğru değil. Node.js için LTS (Long Term Support) sürümleri, üretim ortamında her zaman daha mantıklı. En yeni özellikleri almak güzel, ama her gün paket güncellemesiyle kırılan bir API, iş tarafında felaket demek.

Veritabanı tarafında ise altın kural şu: Sorgu sayısını değil, sorgu maliyetini azalt. Node.js ile genelde çok sık ve küçük sorgular atılıyor. Burada:

  • Index’leri doğru tanımlamak,
  • Gereksiz JOIN’lerden kaçınmak,
  • “N+1” sorgu problemini çözmek (örneğin bir kullanıcı listesi çekip sonra her kullanıcı için ayrı sorgu atmak),

performansın yarısından fazlasını kurtarıyor. RAM yükseltmeden önce sorgu planına bakmak çoğu zaman daha akıllıca. Dürüst olmak gerekirse, RAM miktarından ziyade veritabanı tasarımı bazen çok daha kritiktir – her ne kadar herkes önce RAM’e baksa da.

Bu arada, PHP tabanlı sistemleriniz için özel çözümler arıyorsanız, performansınızı artırmak için Yazılım sayfamızdaki diğer çözümlere de bakabilirsiniz.

Uygulama: Kurulum ve Yayına Alma

Node.js nedir? Nerede kullanılır? diye konuşup teoride kalmak olmaz. Terminali açın, şu komutu girin demiyorum ama mantık kabaca şöyle ilerler:

  1. Bağımlılıkları kontrol et: Sunucuda uygun bir Node.js LTS sürümü, paket yöneticisi (npm veya yarn) ve gerekiyorsa build araçları (ör. native module’ler için) kurulu mu? Bunları önceden netleştirin.
  2. Kod yapısını düzenle: Uygulamanızın config dosyasında prod ortamına ait ayarları (veritabanı adresi, port, log seviyeleri, cache ayarları) ayrı bir dosyada tutun. “.env” kullanmak çoğu zaman en temiz yol.
  3. Giriş noktası dosyası: Genelde app.js veya server.js olur. Burada dinlenen portu, log seviyesini ve hata yakalama mekanizmalarını prod’a uygun hale getirin.
  4. Servis yöneticisi: Node.js’i “arkada sürekli açık kalsın” diye screen ile çalıştırıp terminali minimize eden çok kişi görüyoruz. Onun yerine PM2 gibi bir process yöneticisi kullanmak, log yönetimini ve restart sürecini inanılmaz rahatlatır.
  5. Reverse proxy ayarı: NGINX veya Apache’de, domaininizi Node.js’in dinlediği porta yönlendiren bir proxy tanımı yapın. Burada SSL ve HTTP/2 ayarları, performansa ciddi katkı sağlar.

Genelde, her şey hazırsa bu süreç 5–10 dakikadan fazla sürmez. Asıl vakit alan kısım, CI/CD, versiyonlama, roll-back planı gibi işin “profesyonel” tarafı. Trafiği yüksek bir projede çalışıyorsanız, tek sunucuya güvenmek yerine Cloud sunucu yapısıyla yatayda ölçekleme planını baştan yapmakta fayda var.

Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Pratik Çözümler

Sorun Muhtemel Neden Çözüm
Site Yavaş Açılıyor Zayıf önbellekleme veya yüksek sorgu sayısı Redis/Litespeed Cache kurulumu yapın
Bağlantı Zaman Aşımı Firewall engeli veya hatalı DNS Port izinlerini kontrol edin

Bunlara ek olarak, Node.js tarafında çok sık gördüğümüz birkaç klasik problem daha var:

  • “Event loop bloklanıyor” şikayeti: Kod içinde ağır CPU işlemi (büyük döngüler, senkron dosya okuma) event loop’u tıkıyorsa, tüm istekleriniz gecikir. Çözüm: Ağır işleri worker proseslere taşımak veya ayrı bir servis haline getirmek.
  • “Bellek sızıntısı (memory leak)”: Özellikle uzun süre açık kalan prod süreçlerinde, referansı düşmeyen büyük objeler RAM’i yavaş yavaş yer bitirir. PM2 ile periyodik restart veya profilleme araçlarıyla sızıntıyı yakalamak şart.
  • “Her build’de bağımlılıklar bozuluyor”: package.json içinde versiyon aralıklarını çok esnek bırakmak (“^” ve “~”) beklenmedik güncellemelere yol açar. Prod ortamda mümkün olduğunca sabit versiyonlarla gitmek, sürprizleri azaltır.

Sıkça Sorulan Sorular

Node.js güvenli mi?

Tek başına “Node.js güvenlidir” veya “güvensizdir” demek doğru değil. Güvenlik, yazdığınız kod, kullandığınız paketler ve sunucu yapılandırmasıyla şekilleniyor. Güncel LTS sürümü kullanmak, güvenlik güncellemelerini takip etmek, gereksiz portları kapatmak ve HTTPS kullanmak temel şart. Ek olarak, kritik projelerde güçlü bir SSL sertifikası ve WAF (Web Application Firewall) ile katmanlı güvenlik sağlamak iyi bir pratik.

Node.js ile fiyat/performans dengesini nasıl kurarım?

İşin püf noktası, sadece “daha güçlü sunucu” bakmak yerine, doğru hosting türünü seçmek. Küçük ve orta ölçekli Node.js projeleri için iyi konfigüre edilmiş bir VDS çoğu zaman yeterli. Trafik arttıkça, yatayda ölçeklenebilir bir Cloud sunucu altyapısına geçmek daha mantıklı. “Kullanabildiğin kadar öde” modeliyle, boşta duran kaynaklar için para dökmemiş olursun.

Taşıma (Migration) işlemi zor mu?

Node.js projelerinde dosya yapısı genelde derli toplu olduğu için, migration PHP monolitlerine göre daha kolay diyebilirim. Temel mantık: kodu, node_modules hariç transfer et, bağımlılıkları yeni sunucuda yeniden kur, çevresel değişkenleri ve reverse proxy ayarlarını güncelle. Eğer bu kısım gözünüzü korkutuyorsa, Bilhost tarafında migration süreçlerini mümkün olduğunca otomatikleştirdik; kurulu projelerinizi yeni hosting veya sunucu altyapımıza taşırken destek ekibimizle birlikte adım adım ilerleyebilirsiniz.

Sonuç

İşin özü şu: Node.js nedir? Nerede kullanılır? sorusunun cevabı, “Doğru senaryoda, doğru yapılandırmayla inanılmaz güçlü bir araçtır.” Gerçek zamanlı iletişim, yüksek eşzamanlı bağlantı ve tek dil (JavaScript) ile hem frontend hem backend geliştirme imkanı sunması büyük avantaj. Ama tıpkı bir araba motoru gibi, yüksek devirde (trafikte) doğru soğutmaya (kaynağa) ve düzenli bakıma (log, güvenlik, güncelleme) ihtiyaç duyar.

Teknoloji ne kadar karmaşık görünürse görünsün, doğru yapılandırma hayat kurtarır. Eğer bir yerde takılırsanız biz buradayız, yorumlarda sorularınızı bekliyorum.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir