1. Anasayfa
  2. Sunucu

Sunucu Port Kontrolü – 7 Pratik İpuçları

Sunucu Port Kontrolü – 7 Pratik İpuçları
0

Öne Çıkanlar

  • Port Check, “Siteye giremiyorum”, “API cevap vermiyor”, “Mail gitmiyor” gibi erişim sorunlarının büyük kısmını hızla tespit eder.
  • Açık port sayısı performansı doğrudan hızlandırmaz; gereksiz açık portlar güvenlik riskini artırır — sadece gerekli portları açık bırakın.
  • Firewall ile servis durumu arasındaki farkı kontrol edin: servis dinlemiyor olabilir veya firewall trafiği engelliyor olabilir.
  • Kaynak yönetimi kritik: yüksek bağlantı sayıları CPU/RAM tüketimini artırır; önce optimizasyon, sonra yükseltme yapın.

Sunucu port kontrolü (Port Check) aslında kulağa teknik gelse de, yaşadığımız birçok “Siteye giremiyorum”, “API cevap vermiyor”, “Mail gitmiyor” sorununun tam göbeğinde duruyor. Tarayıcıya bir adres yazdığınızda, istemci ile sunucu arasında ufak bir pazarlık başlar: “Hangi kapıdan (porttan) gireyim?” İşin püf noktası şurada: Kapı açıksa ama yanlış kişilere açıksa tehlike, kapalıysa ama sizin servise ihtiyacınız varsa erişim sorunu. Günün sonunda port yönetimi hem performans hem güvenlik hem de hata ayıklama tarafında kritik. SSH ile yaşayanlar için bu zaten günlük ekmek-su meselesi. Yeni başlayanlar içinse, “80/443 açık mı, 22’yi değiştirdim ama firewall’da unuttum mu?” seviyesinde hayati öneme sahip.

Hizmet Türü Sunucu / VDS / Cloud
Hedef Kitle Geliştirici, Sistem Yöneticisi, Orta-Üst Düzey Kullanıcı
Zorluk Seviyesi Orta
Öne Çıkan Özellik Güvenlik ve Erişilebilirlik Kontrolü

Sunucu Port Kontrolü (Port Check) Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Şöyle düşünün: Sunucu bir bina, portlar ise odalara açılan kapılar. HTTP genelde 80 numaralı oda, HTTPS 443, SSH 22, MySQL 3306, SMTP 25 derken bir anda binada onlarca kapı ortaya çıkıyor. Sunucu port kontrolü (Port Check) tam olarak bu kapıların hangilerinin dış dünyaya açık, hangilerinin içeriden ulaşılabilir, hangilerinin firewall tarafından engellenmiş olduğunu anlamak için var.

İhtiyaç nereden doğuyor? Kullanıcıların en çok sorduğu şeylerden biri şu: “Her şey doğru görünüyor ama bağlantı kurulamıyor, neden?” Aslında durum çoğu zaman DNS değil, yazılım değil, port. Servis çalışıyor ama firewall engelliyor, firewall izin veriyor ama servis o portta dinlemiyor, ya da ISP bazı portları filtreliyor. Port Check bu karmaşayı 2 dakikada çözebilmenizi sağlıyor.

Bir efsaneyi de burada kıralım: “Sunucuda ne kadar çok port açık olursa o kadar hızlı ve esnek olur.” Hayır. Aksine, gereksiz her açık port saldırı yüzeyini büyütür. Performans sorunlarından çok güvenlik problemleri doğurur. Hız, açık port sayısından değil; doğru yapılandırılmış birkaç kritik port, verimli yazılım stack’i ve iyi kaynak yönetiminden geliyor.

Bu arada, performansınızı artırmak için Sunucu sayfamızdaki diğer çözümlere de bakabilirsiniz. Trafiğiniz arttıkça port yönetiminin yanında altyapıyı da büyütmek gerekebiliyor.

Yapılandırma ve Yönetim: Adım Adım

Kaynak Yönetimi – Limitleri Zorlamayın

Şimdi diyeceksiniz ki, “Port Check ile CPU/RAM’in ne alakası var?” Dürüst olmak gerekirse, epey alakası var. Çünkü bağlantı sayısı, açık portlar ve arka planda dinleyen servis sayısı arttıkça, sunucunun kaynak tüketimi de artıyor. Özellikle VDS veya Cloud sunucu kullanıyorsanız, CPU ve RAM limitlerine bir anda toslamak işten bile değil.

Genelde kullanıcılarımızdan duyduğumuz en büyük şikayet şu oluyor: “Sunucuya SSH ile bağlanıyorum, her şey normal; ama site deli gibi yavaş.” Burada ilk kontrol edilmesi gereken yerlerden biri, aktif bağlantı sayısı ve hangi portlara yığılma olduğudur. netstat, ss veya lsof -i ile hangi portlarda yoğun trafik olduğunu görüp, oradan süreci geriye doğru izlemek çok işe yarar.

“Aşırı kaynak kullanımı” uyarısı geldiğinde (panelden, monitoring aracından veya hosting sağlayıcınızdan bir mail olarak) panik yapmadan önce bakmanız gereken ilk yerlerden biri top / htop çıktısıdır. Orada yoğun CPU veya RAM tüketen servisleri gördükten sonra, bunların hangi portlarda dinlediğini kontrol etmek tabloyu netleştirir. Çok bağlantı alan ama kullanmadığınız bir servis varsa, kapatın. Tıpkı bir araba motoru gibi, sunucular da yüksek trafikte gereksiz yükten kurtulmak ister.

Güvenlik Duvarı ve Port Ayarları

İşin güvenlik kısmına gelelim. Sunucu port kontrolü (Port Check) yaparken akılda tutmanız gereken temel mantık şu: Dış dünyaya açık her port, açık bir penceredir. Pencereyi tamamen kapatmak da yanlış, herkese sonuna kadar açmak da. Önemli olan, kime ne kadar izin verdiğinizi bilmek.

Basit ipuçları:

  • SSH portunu 22’den farklı bir porta almak iyi bir başlangıç. Ama asıl kritik nokta: Yeni portu sadece güvenlik duvarında değil, gerektiğinde panelde (cPanel/WHM, Plesk vs.) veya yönetim araçlarınızda da güncellediğinizden emin olun.
  • Kullanmadığınız servisleri kapatın. FTP’ye gerçekten ihtiyacınız yoksa (çoğu modern workflow’da SFTP/SSH ile iş çözülüyor), 21 numaralı portu dünyaya açmanın anlamı yok.
  • MySQL/MariaDB gibi veritabanlarını 3306 portundan internete açmaktan kaçının. İlla uzaktan bağlanacaksanız, IP kısıtlaması ve güçlü şifre politikası şart.

Güvenlik duvarı tarafında da UFW, firewalld veya iptables kullanıyor olabilirsiniz. Ara yüz değişir ama mantık değişmez: Hangi portlara Allow, hangilerine Deny verdiğinizi bilin. Dışarıdan bir Port Check aracı kullanarak 80, 443, 22 gibi hayati portların doğru şekilde yanıt verip vermediğini doğrulamak, özellikle yeni sunucu kurulumundan hemen sonra hayat kurtarır.

SSL ile çalışan bir sitesiniz varsa, 443 portu kritik. SSL sertifikası doğru kurulmuş olsa bile firewall yanlış yapılandırılmışsa ziyaretçi yine “Siteye ulaşılamıyor” hatasıyla karşılaşır. Yani bazen sorun sertifikada değil, kapıda.

Yazılım Uyumluluğu ve PHP/Veritabanı Seçimi

Port dünyası sadece networking değil, yazılım katmanına da dokunuyor. PHP-FPM, Node.js, Nginx, Apache… Birçoğu kendi içinde socket veya port dinliyor. Burada sık yapılan hata şu: En güncel sürümü kurup her şeyin harika olacağını sanmak.

Aslında durum tam olarak şöyle: En güncel sürüm her zaman en iyi sürüm değildir; özellikle de üretim ortamında. PHP için mesela, desteklenen ve yaygın kullanılan bir “LTS veya kararlı dal” seçmek çoğu zaman daha güvenlidir. Çünkü framework’leriniz, CMS’iniz (WordPress, Laravel vb.) ve eklentilerinizin bu sürümle test edilmiş olması gerekir. Aksi halde port düzeyinde sorun olmasa bile uygulama katmanında 500 hataları ve beklenmeyen çöküşler görebilirsiniz.

Veritabanı tarafında “altın kural” şudur: Veri tabanına yaptığınız her gereksiz sorgu, aslında TCP bağlantı sayısını ve porttaki yükü artırır. İyi indekslenmemiş tablolar, saçma SELECT * sorguları, cache kullanmayan uygulamalar 3306 portunu tıkayıp, sunucunun diğer servislerine de dolaylı zarar verir. Query sayısını azaltmak, doğru indeks ve basit cache kullanımı çoğu zaman donanıma para harcamaktan daha etkili bir çözümdür.

Uygulama: Kurulum ve Yayına Alma

Gelelim işin pratiğine. Terminali açın, şu komutu girin demiyorum ama mantık şu: Önce hangi servisin hangi portta dinlemesi gerektiğine karar verin. Örneğin, web için 80/443, yönetim için 22 (veya sizin belirlediğiniz başka bir port), veritabanı için sadece localhost erişimi.

Ardından, ilgili servisin config dosyasına bakın. Apache/Nginx için listen direktifleri, SSH için /etc/ssh/sshd_config, veritabanı için bind-address ayarı… Bu dosyalarda port ve IP kısıtlarını net şekilde tanımlayın. Genelde 5 dakikadan fazla sürmez ama bu 5 dakikayı doğru harcamak ileride saatlerce sürecek hata ayıklamadan kurtarır.

Son adımda ise güvenlik duvarını devreye alırsınız. İzin verilmesi gereken portları açın, gereksiz olanları kapatın. Daha sonra dışarıdan basit bir sunucu port kontrolü (Port Check) aracıyla portların gerçekten beklediğiniz gibi yanıt verdiğini doğrulayın. Eğer cPanel/WHM gibi bir panel kullanıyorsanız, resmi dokümantasyonda kullanılan portların listesine göz atmak iyi olur; örneğin WHM’nin hangi portlardan erişilebilir olduğu, FTP/Email servislerinin hangi portları kullandığı gibi detaylar Web Hosting seçerken de işinize yarar.

Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Pratik Çözümler

Sorun Muhtemel Neden Çözüm
Site Yavaş Açılıyor Zayıf önbellekleme veya yüksek sorgu sayısı Redis/Litespeed Cache kurulumu yapın
Bağlantı Zaman Aşımı Firewall engeli veya hatalı DNS Port izinlerini kontrol edin

Bunlara birkaç tipik senaryo daha ekleyelim:

  • SSH’a bağlanamıyorum → SSH portu değişmiş olabilir, firewall’da o port açık değildir veya sunucu üzerindeki SSH servisi hiç çalışmıyordur. Önce Port Check ile portun dışarıya açık olup olmadığını, ardından sunucu içinde servis durumunu kontrol etmek gerekir.
  • Mail gelmiyor/gitmiyor → 25, 465, 587 gibi mail portları çoğu zaman ISP veya firewall tarafından filtrelenebiliyor. Kurumsal e-posta kullanıyorsanız, sağlayıcınızın önerdiği portları ve TLS/SSL ayarlarını birebir uygulayın.
  • API çalışıyor ama dışarıdan erişilemiyor → Uygulama 127.0.0.1 üzerinde dinliyordur, dış IP’ye bind edilmemiştir veya reverse proxy arkasında doğru yönlendirme yoktur. Yine ilk adım: Port Check.

Sıkça Sorulan Sorular

Sunucu port kontrolü (Port Check) güvenli mi?

Kendi yönettiğiniz sunucu üzerinde, kendi IP’niz ve portlarınız için Port Check yapmak doğal olarak güvenlidir. Zaten bu kontrolü yapmamanız asıl risktir; hangi portların dışarıya açık olduğunu bilmezseniz, saldırganlar sizden önce öğrenir. Ek önlem olarak, sunucuya dışarıdan yapılacak taramaları sınırlayan IDS/IPS sistemleri ve firewall rate limit kuralları kullanmak mantıklı.

Fiyat/Performans dengesini nasıl kurarız?

Burada sihirli nokta şu: Daha pahalı sunucu, yanlış yapılandırılmışsa hiçbir işe yaramaz. Önce mevcut altyapınızda portlar, servisler ve kaynak kullanımı doğru ayarlı mı ona bakın. Gereksiz servisleri kapatın, cache ekleyin, veritabanını optimize edin. Hâlâ yetmiyorsa, o zaman VDS veya Cloud sunucu gibi ölçeklenebilir çözümlere geçip, ihtiyacınız kadar CPU/RAM aldığınızdan emin olun. Gereksiz özelliklere değil, gerçek ihtiyacınıza para verin.

Taşıma (Migration) işlemi zor mu?

Taşımanın en kritik noktalarından biri de port uyumudur. Eski sunucunuzda çalışan servislerin yeni sunucuda da aynı portlarda (veya bilinçli şekilde değiştirilmiş portlarda) sorun yaşamadan çalışması gerekir. Migration sırasında en sık yaşanan problem, firewall kurallarının birebir taşınmaması veya yeni ortama göre güncellenmemesidir. Bilhost tarafında, yönetilen hizmetlerde bu süreç kullanıcı açısından oldukça basit tutuluyor; portlar, servis konfigürasyonları ve DNS geçişleri birlikte planlanıyor. Siz dosyalar ve veritabanı tarafına odaklanırken, altyapı port ve erişim mantığıyla beraber hazırlanıyor.

Sonuç

İşin özü şu: Sunucu port kontrolü (Port Check) sadece “şu port açık mı kapanmış mı” sorusuna cevap vermiyor. Doğru kullanıldığında, güvenlik zafiyetlerini fark etmenizi, performans problemlerini teşhis etmenizi ve karmaşık bağlantı sorunlarını birkaç dakikada çözmenizi sağlıyor. Teknoloji ne kadar karmaşık görünürse görünsün, doğru yapılandırma hayat kurtarır. Eğer bir yerde takılırsanız biz buradayız, yorumlarda sorularınızı bekliyorum. Ayrıca altyapınızı büyütmeyi düşünüyorsanız, hosting ve sunucu alternatiflerine göz atmak için VDS ve Web Hosting sayfalarına da mutlaka uğrayın.

İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir